Pages

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Sonradan Koyar


"Acaba yapmasa mıydım?" diye şüpheye düşmek yaptığın şeyin doğruluğundan ya da yanlışlığından bir şey götürmez. Ben doğru olanı yaptım, pişman olmayacağımı da biliyorum. Çok içten söylüyorum bunu. Şu an özlem, istek, sempati duysam da ileriyi gören lanet gözlerimiz var artık. Başıma gelmesi gereken şeyleri başıma getirdim ve artık başıma başka şeyler gelmesi gerekiyor diye ipin ucunu bıraktım sanırım. Belki de ipi yanlış yerinden tutuyordum. Bilmiyorum şu anda. Dün çok rahatlamıştım, şimdi biraz üzülüyorum. Sorunsuz bir hale sokmanın çok kolay olabileceği bir şeydi, hiç uğraşmadım. Doğrusu bu mu peki? Evet bu.

Onu diyorum işte. Yaşlandım, yaşlandık. Uğraşmak istemiyoruz. Garipseyince uzaklaşmayı seçiyoruz. Eskiden olsa çözmek için sorun yaratırdık, şimdiki boşvermişliğimizle sorun daha ortaya çıkmadan kaçıveriyoruz. Gücümüz kalmamış, ya da aksine öyle güçlenmişiz ki kesin kararlar verip uygulayabiliyoruz. Öyle güçlü olacak kadar çok insan tanıdık işte. Böyle de güçsüz olacak kadar az şey yaşadık. Bitmeyecek bir farkındalıkla kapanmayacak ağızlarımız şaşırmaktan. Yine aynı bilinçsizlikle bir işler karıştırıp sonunda memnun olamayacağız.

Şimdi üzülüyorum evet, çünkü teşekkür edilecek bir şey değil birilerinin hayatlarına dahil olmaya çalışmak.

Yıllardır tek başına mücadele veren cılız bir insan olarak o evsiz kalacağımı düşündüğüm anlardan birinde aşağıdaki sahneyi izlerken göğsünde çaktırmadan ağladığım adam, beni yalnızlığımla yanımdayken bile baş başa bırakabilen müthiş adam... Derinler daha renkli ve güzeldi esasında, kıyıda bizi bekleyen "sığ gerçekler" olmasaydı keşke.

4 Yorum:

Adsız dedi ki...

bana ''ayrı dünyaların insanlarıyız'' dedi giderken..soktuğumun uzaylısı

aklın direnci dedi ki...

İskender yorumcususun. Sususususun

Adsız dedi ki...

Ne icin, tesekkur ariyordum

Sisem dedi ki...

aha tam lazım olan yazıyı buldum.
Bi de abi İskender çık dışarı ya

Related Posts with Thumbnails