Pages

8 Ağustos 2010 Pazar

Öz Mavi Medya ve Serkan Köksal Rezaleti!



Sırf Google'da bu şirketi ya da bu adamı araştıranlar görsün diye yazıyorum bu yazıyı. Kendileri Kobi Life isimli bir ekonomi dergisi çıkarıyorlar, imtiyaz Sahibi de Serkan Köksal denen bu adam. Secret CV'deki editör ilanlarına başvurdum ve görüşmeye çağırdılar. Görüşmeye gittim tabii ki.

Serkan Köksal denen bu adam nasıl bir hayat yaşadıysa görgü kurallarından nasibini alamamış. El sıkışmayı parmak tutmak sanmış hayatı boyunca. İlk anda insana hiç güven vermeyen bu hareketinden sonra adamın odasına bakıyorsunuz ister istemez. Benim boyumu bile geçmeyen yükseklikteki pimapen bir panelle diğer çalışanlardan kendini ayırmış. İş görüşmesi boyunca telefonda konuşan insanları dinliyorsunuz zaten. Neyse benim için sorun değil, kendi odacığı. Bundan sonrasını karşılıklı konuşma olarak yazayım.

- Adın neydi?
- Simay Aydın.
- Ne? İsmail?
- Simay Aydın.
- Hangi pozisyon için gelmiştin?
- Kobi Life dergisinde editörlük için.
- Dergiyi inceledin mi hiç?
- İnceledim evet, internet sitenize de baktım. Bu arada internet siteniz virüs uyarısı veriyor, ben yine de girdim ama internet kullanıcısı o uyarılardan korkuyor.
- Sitemizde virüs yok. Al dergiyi incele.
- Peki.
(dergiyi incelemeyi bitirmemden tam 5 dakika geçiyor)
- İnceledim dergiyi.
- Ekonomiyle aran nasıl?
- Kişisel olarak sürekli ilgilendiğim bir alan değil, ama takip ediyorum ve işim bu alanda olacaksa...
- Bilmiyorsun yani.
- Bilmiyorum demedim...
- Ne mezunusun?
- İngiliz dili ve edebiyatı. İstanbul Üniversitesi'nden.
- Kaç yıllık o?
- 4 yıllık, ben hazırlık okudum bir de.
- Neden böyle bi işe başvuruyosun ki? Öğretmen değil misin sen?
- Hayır edebiyat fakültesi çıkışlıyım, eğitim değil. Öğretmenlik yapanlar var ama ben düşünmüyorum.
- Ama niye? İngilizce öğretmiyolar mı orda? Ne alaka dergi işi?
- İngilizce öğretmiyorlar, İngiliz kültürü ve edebiyatını öğretiyorlar. Eleştirmeyi, analiz etmeyi öğretiyorlar, yazı yazmayı öğretiyorlar. Ben medya sektörü istiyorum, zaten şimdiye kadar çalıştığım yerler de hep medyayla alakalı.
- Ama CV'nde öğretmenlik de yazıyor?
- Evet, öğrenciyken bir dönem ders verdim ve bir kursta çalıştım, ama yapmak istediğim iş öğretmenlik değil.
- Anlamadım neden öğretmen olmadığını. Bir de reklam için başvurmuşsun o ne alaka?
- Reklam masterı yapıyorum ben.
- O nasıl oluyo?
- Marmara Üniversitesi'nde Reklamcılık ve Tanıtım bölümü var.
- Yok ordan mezun olup oraya nasıl... Neyse beş tane dergi tecrüben varmış. Nereler onlar?
- Türk Medya'da Stuff ve Maxim'de çalıştım. Biri teknoloji, diğeri erkek dergisi. Wingman isimli online bir erkek dergisinde çalıştım. Bir de kendi çıkardığımız bir dergimiz var, o hala devam ediyor ama amatör bir çalışma.
- Bu yazı yazdığın Palimsest de mi amatör?
- Evet.
- Eh sen hiç kurumsal bir dergide çalışmamışsın hepsi amatör.
- Hayır iki tanesi amatör, diğerleri kurumsal dergiler.
- Senin çalıştığın bütün dergiler amatör, ben de beş tane dergi tecrüben var diye çağırdım. Benim için niteliksizsin öyleyse.
(burada o işe girmekten vazgeçen ve kişisel savaşını veren Simay giriyor devreye)
- Yanlış anladınız, iki tanesi amatör dergilerin. Diğer üçü...
- Bana yazı yazacak, röportaj yapacak, yazı düzeltecek, koordineli çalışacak insan lazım, ama sen amatör çalışmalarında bunları yapmamışsın.
- Ben onları amatör çalışmalarımda da yaptım, kurumsal dergilerde de yaptım.
- Sen hiç kurumsal bir dergide çalışmamışsın, bize işi bilen insan lazım.
- Bundan sonraki konuşmam asla artık bu işe girme amaçlı değil ama kusura bakmayın burada yanlış anlamalarınızla ve yanlış kelimelerinizle size kendimi ezdiremem. Size söylüyorum kurumsal dergilerde de çalıştım ve bu saydığınız işlerin nasıl yapılacağını biliyorum. Benim yapmak istediğim iş bu, bilmediğim tarafları elbette vardır ama bunlar deneyimle oluşacak şeylerdir. Bu işi yapmak istemeyen birinden çok daha çabbuk öğreneceğimden de eminim. Ama bana yaptığım amatör çalışmalardan dolayı asla niteliksizsin diyemezsiniz.
- Ben öyle demedim, kurumsal bir dergide çalışmamışsın dedim.
- Ben de çalıştım dedim.
- Bana yazı yazacak adam lazım, bu amatör çalışmalarla...
- Ben hayatımı yazı yazarak geçiriyorum, amatör çalışmanın yazı yazmaya engel olduğunu mu düşünüyorsunuz? Sizin 5 tane yazarınız var ve yazdıkları yazıları koyuyorsunuz. Amatör bir çalışmada Türkiye'nin her yerinde en az 50 yazı geliyor ve biz oturup bunların analizini yapıyoruz, yazıları biz seçiyoruz. Sizin böyle bir özgürlüğünüz bile yok. Amatör çalışma yeri geldiğinde sizin bu kurumsal derginizden daha çok özveri ve çalışma gerektiriyor. Asla aşağılayamazsınız.
- Yok aşağılamıyorum ama bizim işimiz...
- Sizin işinizle amatör çalışmaları karşılaştırmıyorum. Bunu yapan sizsiniz ve hiç gerek yok aslında.
- Biz profesyonel çalışıyoruz o yüzden deneyimli insan istiyoruz. Ben bu deneyimlerinizin hepsinin amatör olduğunu bilsem seni çağırmazdım.
- Ben CV'me açık açık dergilerin isimlerini yazdım, açıklamalarına da dergilerde ne tür çalışmalar yaptığımı yazdım.
- Türkiye'de kaç tane dergi çıkıyor, ben ne bileyim hangisi amatör, hangisi değil.
- Ben buraya gelmeden önce sizi araştırıyorsam kusura bakmayın ama siz de iş görüşmesine çağıracağınız kişileri araştırmalısınız. Orada adını bilmediğiniz bir dergi varsa internete yazarsınız ve amatör mü kurumsal mı olduğunu anlarsınız.
- Mecbur muyum canım? Buraya anlatın diye çağırıyoruz.
- Peki o zaman ben size bunları kurumsal dergi olarak da anlatabilirdim, madem bu işin içinde olan ama takibini yapmayan birisiniz, gayet işi alacaktım öyle mi?
- Yoo, bana dergi getir diyecektim.
- Ve eminim o zaman da onları kurumsal dergilerden ayıracak şeyleri göremeyecektiniz. Eminim sadece kapağa bakıyorsunuz. Neyse daha fazla kendimi yormayacağım. Size iyi çalışmalar.
- İyi günler.

Acaba bu adamın aradığı, yıllarını dergiciliğe vermiş, kurumsal dergi deneyimi boyunu aşmış editör adayı, Pangaltı'ndaki bu moloz yığını home-office müsveddesi mekanda bakımsız ve terbiyesiz bu adamla görüşünce neler diyecek?

Ben olsam kapısından girmem. Allahçım sen karşılaştır bir daha bizi. :)

19 Yorum:

Adsız dedi ki...

ya çok teşekkür ederim, görüşmeye gitmeden bir araştırayım demiştim iyi oldu anlattığın ben kafasını kendini ayırdığı pimapene yapıştırırdım.

Adsız dedi ki...

Görüşme için mesaj görünce bir araştırayım dedim bende. Tecrübeni paylaştığın için teşekkürler. Arayıp randevu almaya gerek kalmadı. Bu tür insanlarla yeterince karşılaşıyoruz zaten birine daha gerek yok

Adsız dedi ki...

aynı anlattığın gibi ben de yazdıklarınızı okuyup gittim haber yazdın mı diye bir soru sordu dedim gazetecilik mezunuyum sizce? her önüne gelen ajans açıyor yapacak bir şey yok

Adsız dedi ki...

Ne kadar teşekkür etsem az şu anda!! Kaç gündür ısrarla randevu almam için mail atıyorlar. Bu akşam araştırma fırsatı buldum.Aradığımdan çok daha fazlası çıktı karşıma! Çok teşekkür ederim.
Şimdi gel 5000 lira maaş vereceğiz deseler böyle bir insan adına çalışır mıyım? Asla. Bu tiplerin bir de Referans Çeviri versiyonu var!! Tokalaşmayı bırakın elinin ucuyla yapmayı, buna tenezzül bile etmeyen bir adam. İlk görüşmemizde beni günde 30.000 karakterden az çeviri yaparsam işten atmakla tehdit etmişti. Daha işe başlamadan işten atılmakla tehdit edildim yani.. Şöyle yaparsan bozuşuruz, böyle yaparsan kızarım deyip durdu. Sen zaten tecrübesiz sayılırsın, yenisin, bunu biliyor musun, şunu hiç duydun mu, yeterince hızlı mısın ki gibisinden bir sürü küçümseyici laf etti. İşin garibi onca küçümseyici lafa rağmen istediğim şartları da kabul edip işe giriş dosyasını elime tutuşturuverdi.. Ertesi gün arayıp teklifini reddetmekten büyük bir haz aldım. Böyle insanların altında çalışıp bilgimi, yeteneğimi onların hizmetine sunmaktaktansa işsiz otururum daha iyi :/ Ben de İstanbul üni. ingilizce mütercim tercümanlık mezunuyum bu arada..

Adsız dedi ki...

Zaten KOBİLİFE dergisi profesyonel bir dergi değil ki. Kurumsal hiç değil. Nasıl profesyonel ve deneyimli editör arıyor anlamıyorum. Kimden reklam alırsa o firmayı kapak haber yapan, dergicilik etiğiyle ilgisi alakası olmayan bir yayın. Bilmeyenlere duyurulur.

Adsız dedi ki...

Serkan Köksal ile ilgili olarak sektörde sigortasız eleman çalıştırdığını duymuştum, aslında suç olmasına rağmen bundan vazgeçmiyor. Çıkardığı dergiyi ise çok az sayıda basıyor, fakat baskı adedini çok gösterip insanları kandırıyor, reklam koparmaya çalışıyor.

Adsız dedi ki...

Serkan Köksal'ın çıkarttığı KOBİ LİFE dergisi amatör bir dergidir. 500 tane bile basılmıyor. Ancak reklam almak için baskı adetlerini çok yukarıda söylüyorlar. Oraya giren hiçbir editör de uzun süreli çalışmıyor. Hiçbir editör adayı buraya başvurmamalı.

elif dedi ki...

Kendisiyle 2 senedir çalışıyorum. Kobilife ve diğer dergilerinin grafikeriyim. Bence iş görüşmesine gelip de eli boş dönen Simay Hanım fazla abartmış. Ayrıca üşenmeyip böyle bir yazı hazırlaması da ne kadar boş bir insan olduğunu göstermekte. Gerçi insanların ağzı çuval değil ki büzesiniz! Kuyruk acısı olan konuşacak elbette. Yazısının sonunda da dediği gibi; inşallah birgün karşılaşırsınız.. Hatta işi şansa bırakmamak lazım. Mecidiyeköy Merkez'deki yeni ofisimize çayımızı içmeye gelebilir!

Tuğba dedi ki...

6,5 yıldır yayınlanan bir ekonomi dergisi hakkında bu tür söylemlerde bulunmanın yanlış olduğunu düşünüyorum. Şirket olarak birçok kurumsal firma ile iş bağlantılarımız bulunuyor. Yazılı basında 80 sayı çıkartmak her derginin harcı değildir. Bahsedildiği gibi kurumsal olmayan bir firmanın sürdürülebilir olması da düşünülemez. Firmada sürekli bir editör sirkülasyonun olduğu bilgisi tam anlamıyla gerçek dışıdır. Bahsi geçen kurumda 4,5 yıldır editörlük yapıyorum. Herkes düşüncelerini paylaşma konusunda özgürdür ancak yorumlar doğruluğunu kaybettiğinde iş farklı boyutlara taşınabilir. Ayrıca içinde olmadığınız bir derginin tirajı hakkında bilgi sahibi olmanız ve yorum yapmanız da bu bilgilerin asparagas olduğunu doğrular niteliktedir. Gerçek dışı bilgilere kulak asmamanız dileğiyle...

Simay Aydin Kartoglu dedi ki...

Serkan Köksal ve ekibi yıllar sonra Google'ı açtı ve harekete geçti. Oley!

Bu süper kurumsal firmanın bu süper patronu, ben bu yazıyı yazdıktan sonra beni telefonla defalarca arayıp yazıyı kaldırmazsam elimde avucumda ne varsa alacağını, ailemi de beni de perişan edeceğini de söylemişti. Hiç ciddiye almamış, kendisinin ve -sanırım- erkek kardeşinin gittikçe terbiyesizleşen bu telefon konuşmalarından ancak numaralarını "çeşitli" forumlarda yayınlayarak kurtulmuştum.

Burada ise hiçbir yorum kısıtlamasına gitmiyorum, bu yorumları görmek de çok güzel; nostalji oldu. :)

Adsız dedi ki...

"Etme cahille muhabbet küstürürsün, silme cam kırığıyla dötünü kestirirsin..." diyerek Serkan Köksal ile ilgili görüşümü belirtmek isterim. Kendisi Ajdar'ın kayıp kardeşidir. Görenlerin, gördükleri yerde ölü taklidi yapmalarını tavsiye ederim...

Adsız dedi ki...

Demek bu nedenle isimleri "Öz" mavi medya... Mavi medya ile yolları ayırıp "Öz Mavi Medya"yı kurmuşlar demek ki... Sokağın karşısına açılan kebapçı misali :)))))

Adsız dedi ki...

Yazdığınız yazının ve yorumların tamamını okudum. Görüşmeye çağrıldığım mail için arayıp randevu almaktan kesinlikle vazgeçtim.. Özellikle dergi grafikeri ve editörlerinin (!) yazdıkları da beni güldürmedi değil :) Bu yazıyı paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Böyle insanların değil patronum olmasını, sokakta yanımdan bile geçmesini istemem.

Adsız dedi ki...

Serkan Köksal isimli şahıs reklam aldığı firmalar dahil önüne gelen herkese borç takıyor. Burada 3-4 sene önce yorum yapmış çalışanlarının bazısı kavga ederek ayrıldı, bazısı hala çalışıyor ama maaşını alamıyor.

Not: Ben de eski çalışanım.

Adsız dedi ki...

Yazılan herşey doğrudur arkadaşlar. Hele ki tespitler on numara 5 yıldız :)
kuzey medya diye bir yerden iş başvurusu için davet gelirse sakın gitmeyin
yakmayın kendinizi.piyasanın gelmiş geçmiş en karaktersiz patronudur.
şimdiye kadar orada çalışan bir allah ın kulu da doğru düzgün maaşını da almamıştır.

Adsız dedi ki...

SERKAN KÖKSALDAN MUHAKAK UZAK DURUN DOLANDIRICI SÖZÜNÜN ERİ OLMAYAN HERKESE BORÇ TAKAN KALİTESİZ BİR ŞAHISTIR KENDİSİ ALLAH BUNUN GİBİLERİ ÇOK YAŞATMASIN...

Adsız dedi ki...

Annesine küfredildiğinde birşey demeyecek kadar karaktersiz bir insan.

Adsız dedi ki...

Ey AVM & Marka, Yacht Life & Travel, AVM & Marka dergilerine reklam veren firmalar!

Gözünüzü açın!

Reklam diye para verdiğiniz Kuzey Medya'nın dergileri merdiven altında çürümeye bırakılıyor!

Sadece reklam verenlere dağıtılıyor!

Bayilerle falan alakası yok!

İnanmayan varsa araştırsın!

Adsız dedi ki...

YUKARIDA SERKAN KÖKSALI SAVUNAN GRAFİKER ELİF ŞUAN BİRBİRLERİYLE DAVALIKLAR 2 SENEDİR. 2 SENEDİR GRAFİKERİYİM DİYORDU. ŞİMDİ DE 2 SENELİK DAVALI. BU ADAMI SAVUNAN KİŞİNİN AKLINDAN ŞÜPHE EDERİM!

Related Posts with Thumbnails