Pages

26 Temmuz 2011 Salı

Dokunan


Her anı korku dolu bir yıl daha geçti işte. Artık "Kadınların yaşı sorulmaz" diyebilecek kadınlardanım ben de bence. Ölmek öyle zor bir şey değil aslında, hayatta kalmak ve ölmeyi beklemek daha zor. Her an nereden çıktığını bilmediğim bir kamyon beynimi patlatabilirdi, böylesine tehlikeli senaryolar yazdım kafamda eskiden beri. Bir yıldır da yazdıklarımdan biri olacak diye bekliyorum. Neyse geçti, artık ölmeyeceğimi biliyorum. Bu kuruntu dolu sohbet de böylece sona erdi.

Doğumumdan önceki gece uzun uzun düşündüm her sene olduğu gibi. Uyku tutmadı, oturarak düşündüm. Hep ne olamadığım üzerine düşünüyor, bunlara üzülüyorum. Başarısızlıklarım, mutsuzluklarım ve tabii ki memnuniyetsizliklerim ağır basıyor beynimde, onlara odaklanıp çoğaltıyorum. Yok hayata olumlu tarafından bakmalı gibi deli saçmalarıyla konuşmaya niyetim yok. Sadece kendim için kendimden bir şey diledim o gece; daha az düşünmeyi.

Yaptığım işin kölesiyim, şu anda bu işi yapmaya mecburum, öyleyse neden sorguluyorum hala benim burada ne işim var diye. Bellki ki bir işim var işte. Salak, sus, otur, "iş"ine bak. Kalkman gerektiği zamanı zaten bileceksin. Bırak o zaman yüzün gülsün. Nasıl olsa gülecek. Zırlamanın bir anlamı yok, çünkü demek ki o gücün henüz yok. Otur ve bekle.

Mecburi insan ilişkilerimi düşünmek de beni yoruyor. Bir selamı bile tüm karakterini ele verebilen, sadece gözlem için, deneyim olsun diye muhattap olduğum insanlar... Mecburiyet ortadan kalktığında deneyimi sonlandırıp bir daha hiç görüşme ihtiyacı hissetmeyeceğim sığlıkta insanlar... Onlarla ilgili de gereğinden fazla düşündüğümü ve konuştuğumu anladım. Mecburi de olsa düzgün tutmaya çalıştım insan ilişkilerimi. Bunu da aşmaya karar verdim. Zor olacağını sanmıyorum minik bir çemberde yaşamanın ne kadar zevkli bir şey olduğunu bilen biri olarak.

2011'e girerken bir arkadaşıma söz verdim, bundan sonra şikayet etmek yok, derdim kendimle, kendimi mutlu etsem yeter demiştim. E ama 2011 de öyle boktan geçti ki kendimi yine sonsuz şikayetlerin içinde buldum.

Kendime teşekkür edeceğim o kadar çok şey var ki... İki yılı aşkın süredir benim etimi kemiğimi kemiren bir adamdan kurtuluşum, yeniden hızla kitap okumaya başlayışım, artık daha sakin düşünerek, hatta iki değil on defa düşünerek hareket edişim ve en önemlisi de olmak istediğim insana bir adım daha yaklaşmam (işte burası sürpriz)... Daha da o kadar çok şey var ki anlatılacak hem bu yılım hem bu yaşımla ilgili. Uykum geldi ama, anlatmaya değer mi, o da malum zaten.

Anlayacağın, yeni yaşımda yine yeni aydınlanmalar yaşıyorum. Kararana kadar idare et işte. Her şey depresyonda olmam gerektiği yönünde aslında, ama bu ışıkla biraz daha idare edebilirim sanırım. Muah cınım.

3 Yorum:

maximehmet dedi ki...

http://www.box.net/shared/irm2o1k1f5

başka bir şey dememe gerek bıraktırmayan bir şarkı

aklın direnci dedi ki...

Dinlediğim bir grup değilse de sözlerini beğendim, evet.

maximehmet dedi ki...

http://fizy.com/s/1lsak6


başka bir açıdan :)

Related Posts with Thumbnails